Nasılsın?
Son konuşmamızdan sonra olanları değerlendirmeye vakit bulamadık sevgili okuyucu. Nasılsın? Bu sefer sizden bir ricada bulunmaya geldim. Bana nasıl olduğunu anlatmanı istiyorum. İster instagramdan açacağım "Nasılsın?" kısmında, ister bu yazının altında anonim ya da açık bir şekilde, istersen de mail ile iletişime geçerek. Çünkü artık birbirimize sormuyoruz nasıl olduğumuzu. "İyiyim" diye kısa bir cevap verip devam ediyoruz ve bazen de aldığımız "iyiyim" cevabına inanıp gidiyoruz yolumuza. Peki, iyi miyiz? Cidden hepimiz iyiysek neden yaşıyoruz bu kadar derdi, sıkıntıyı?
Duyduğumuz ve söylediğimiz "iyiyim"lerin bir çoğu gerçek değil. O kadar iyi biliyoruz ki bunu. Hepimizin kendi içinde takıldığı ve bazen tükendiği o kadar derdi var ki, fark etmesek de bazen bir anda ortaya çıkıveriyorlar işte. Durduk yere ve özellikle kendi kendimizeyken ağlamaya başlıyoruz bazen, bazense derin bir boşluğa dalıp gidiyoruz karadeliğe çekiliyormuşuz gibi. Anlatmaya çekiniyoruz genelde, çünkü bazı dönemlerde hepimizin hayatı "Bu da dert mi, sen bir de şunu dinle." diyen insanlarla kesişti ve kesişiyor. Fakat inanın bana, herkesin derdi kendine o kadar ağır geliyor ki. Bu ağır gelen dertlerimizden neden yükümüzü bir tık da olsa atarak kurtulmuyoruz? Çünkü birine anlatınca hep aynı tepkiyi alacağımızı düşünüyoruz: "Bu da dert mi?"
Bunun da birinin derdi olduğunu ve özellikle insan olduğumuzu unutuyoruz. O kişinin belki de kaldırabileceği en çok derdin bu olduğunu unutuyoruz. Belki istemeden yapıyoruz bunu, belki de o an işimize bu geliyor. İşin garip tarafı da başkalarının dertlerinden kaçtığımız gibi kendi dertlerimizden de kaçabiliyoruz. Bazı şeylerden kaçtığım dönem hayatımdaki biri "Kaçma mantığı sana ne kadar özgüvenli hissettirebilir ki" demişti. Haklıymış. Kaçtım şeylerin bir çoğunun devleşip dağ olup önüme tekrar geldiğini gördüm. O zaman üstesinden gelmekten korktuğum şeyleri kaybettiğim kendime güvenimle yola çıkıp pes etmeyi ve yıkılmayı göze alarak gerçekleştirirdim. O hissi tarif edemem. Başardığımı gördükçe edindiğim deneyim ve özgüvenim de tarifsiz oldu benim için. O yüzden sevgili okuyucu kaçma. Evet, düşüyorsun ama daha güçlü kalkabilirsin. Güven kendine. Çünkü kendine güvendikçe çevreden de güven almaya başlıyorsun. "Bu da dert mi?" diye başlayan cümleleri kulak arkası etmeye başlıyorsun ve yolun seni senin dertlerinle önemseyen insanlarla devam etmeye başlıyor. Kendine durup sor, "Ben neden kaçıyorum?".
Kaçtığın şeyin nedenini bulduğun zaman yaşadığın o hissi serbest bırak. Kimseye güçlü görünmek zorunda değilsin. Çünkü sen, sensin. İnsan, zayıflıkları olduğu için insan kalıyor özünde. Zayıflıklarının en güçlü olan yönlerin olduğunu hatırla. Peki sevgili okuyucu, artık nasılsın? Cevaplamak ister misin?
Belki cevaplamak istersin diye buraya iliştiriyorum:
instagram: aylissucann
e-mail: aylisucan@gmail.com
Yorumlar
Yorum Gönder