Fotoğrafın Ardından
Bir pasta hatırlıyorum. Seneler öncesinden parıldıyor aklımın bir köşesinden tadı, günü, anı. Şu anda yanımda olmasını çok istediğim birinin pastası. Sabahtan ufak bir heyecanla yapılmış evdeki bir kaç malzemeyle. Belki çok matah bir şey değil ama seneler sonrasında bir anda ışık gibi yanacak kadar akılda kalıcı ana sahip. Kırmızı-beyaz kareli bir örtünün üstünde duruyor pasta, arkasında oturuyor doğum günü olan kişi. Mum ışığı yansıyor yüzüne, gülümsüyor gözlerini kapatırken. Ne dilediğini hiç bilmeden ve artık hiç bilemeyecek olmanın tarifsiz hissiyle yansıyor bir fotoğraf karesine. Seneler sonra bir hatırlatıcıyla çıkıyor bu fotoğraf gün yüzüne. Hem o günkü mutluluğu hatırlatıyor hem de artık bedenen yanında olmadığının acısıyla geliyor karşıma.
En çıkmazda hissedilen günlerde geliyor genelde o kişi akla. Hazır canın yanıyorken haberin geldiği günkü acıyı da hissettiriyor. Bir telefon konuşmasını hatırlıyorum, ne öncesi ne de sonrası var hafızamda. Sadece karşıdan gelen ses var kulaklarımda çınlayan. Ardından ise ağlamalar geliyor. Bir dizi olaylar takip ediyor o andan sonrasını ama en eksik yan hep o oluyor. Heyecanlarını paylaşamıyorsun mesela yüzüne karşı, sarılamıyorsun ve sadece dua edebiliyorsun görsün, duysun onunla paylaşmak istediğin her şeyi diye. Mezarının başında susabiliyorsun sadece. Gözünden iki damla yaş akabiliyor, başka da elinden gelen bir şey olmuyor. O an yanında olan insanlar da susuyor işin en zor yanı. Tek cesur kişi bu acıyı senden daha fazla hisseden kişi oluyor, bir tek ondan dökülebiliyor, anlatabiliyor bir kaç kelimeyi.
Bu satırları yazabilecek gücü 50 ay sonra toplayabildim kendi içimde. Zaman her şeyi geçirmiyormuş ama güçlendiriyormuş. Bunu hissettim fotoğrafı ilk gördüğümde. Artık ağlamıyorum dedeciğim fotoğraflarını gördüğümde. Sadece ufak bir tebessüm oluşuyor yüzümde, aynı doğum günü pastanın önündeki gülümsemen gibi. Her başardığım, üzüldüğüm anda seninle konuşuyorum kendi içimden mesela, umarım duyuyorsundur. Çünkü biliyorum ki bedenen olmasan da bir yerden daima görüyorsun beni, duyuyorsun sana anlattıklarımı. 50 ay sonra ilk kez dökebiliyorum bu hislerimi satırlara. Seni çok seviyorum ve inan delicesine özlüyorum. İyi ki diyebilecek anıları iyi ki bıraktın hayatıma. Huzurla uyu.


Canimm ne güzel bir yazi olmuss
YanıtlaSil