En Alâ Vazgeçiş

    Başlığında kendini özetlediği anlardan birindeyim. Neyi, nasıl, neden istediğimi çok net fark ettiğim ve artık neden istemediğimi çok iyi bildiğim o andayım. Dört duvar arasında değilim ve kaçıp saklanmıyorum. Aksine; ortadayım, göz önünde, kaçmadan ve saklanmadan. İyileşiyorum değil de iyileştim dediğim o noktadayım. Artık her şeyden biraz biraz değil, bir şeyden çok fazlayım. Kırmızı çizgilerimi çizdim tekrar, idealimi yine hatırladım ve bu yoldayım. Bir savaş gazisi gibiyim ve gururla anlattığım hikayemin başrolüyüm. Kendi hikayemdeyim, başkalarının hikayesinde yan rol olmaktan çok uzaktayım. Mutlu sonla biteceğini biliyorum hikayemin. Sonunu bilsem de artık yolumun da mutlu olduğunu biliyorum. İyi-kötü, üzgün-mutlu, korkak-cesur her hali biliyorum. Bilmek için öğrenmek gerekirmiş, öğrenmeyi öğrendiğim dönemdeyim. 

    Geçmişimi unutmadığım ama artık yaşatmadığım vazgeçişteyim. Hoş kalmayı ve hoşça kalmayı kendi içimde net olarak anlıyorum. Artık mahkum yaratmıyorum mesela tüm anlarımda, aksine mahkum olacak olanları yok ediyorum kendi içimde. Yeni bir ben varım, benden daha özüm olan.  Önceliklerimin tamamen değiştiği, ben olduğum, benim olan her şeyle çizdiğim yolumda verdiğim savaşlar ve sonuçları artık kafi bana. Ya siyah ya beyaz demelerimi tam anlamıyla yaşadığım ve yaşattığım zamandayım. Pişman değilim, üzgün hiç değilim. Gururluyum. Verdiğim her savaş, direndiğim her zorluk için bu gururum. Dengesizliğin hayatımdan çıkışının haklı rahatlamasını yaşıyorum.

    Gökten göğsüme düşen taşların gidişinin rehavetindeyim artık. Nefes aldığımı fark ettiğim, zorlukların başkaları tarafından değil, benim tarafımdan vaktinde yapıldığını anladığım zamanları bıraktım vazgeçişlerimde. Yapmak istediklerim, başarmak istediklerim uğruna artık verdiğim tek savaşım. Beni bu yolda desteklediğini bildiğim insanlarlayım. Desteklediğini düşündüğüm insanların bile ufak bahanelerle vazgeçebileceğini anladığım, asla ve asla unutmamayı not ettiğim anlardayım. Arkamda daima, hatalarımla ve doğrularımla beni seven, koşulsuz destekleyen bir ailem olduğunu biliyorum. Minnettarım.

Bu kadar vazgeçişin arasında yaşanan her şeye tüm kalbimle teşekkür ediyorum ve şükrediyorum. Bu hale gelebilmek için dikenli yollardan geçmemi sağlayan her şeye bu teşekkürüm. İyi ki olmuşlar ve iyi ki fark ettirmişler. Geçen yazımda da dediğim gibi; ateştim, kor oldum, kül oldum ve küllerimden yeniden doğuyorum. 


Yorumlar

  1. Her koşulda, her an’ında, sen ne zaman istersen yanındayız. Koşulsuz sevip, sevileceğin mutluluk dolu bir ömrün olsun❤️ Seni çok seviyorum. S.U.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaralar ve Yarınlar

Yirmi Üç

Akşamüstü Yolculuğu